Toprak nedir, nasıl oluşur ve toprak çeşitleri

Çiçek ve bitki yetiştirirken kullanılacak toprak çeşitleri, çiçeğin su, ışık ihtiyacı gibi değişkenlerle birlikte başarımızı etkileyecek en önemli faktörlerdendir. Toprak nedir, toprak nasıl oluşur, toprak çeşitleri, yapısı, ülkemizdeki toprak çeşitleri gibi konuları anlatacağımız bu yazımıza toprağın tanımını yaparak başlayalım.

Toprak nedir?

Toprak, kayaların fiziksel ve kimyasal ayrışması ile organik maddelerin karışımından meydana gelen, ana kayaları ve bu arada yeryüzünün bir bölümünü az çok kalınca bir katman olarak örten, içerisinde ve üzerinde canlıları barındıran, içerisinde belli oranlarda su ve hava içeren, gevşek ve dağınık maddelerden oluşan canlı bir varlıktır.

Toprak nasıl oluşur?

Toprak oluşumu uzun süren bir süreçtir ve 1 cm’lik toprak tabakasının oluşması 200 yıldan 500 yıla kadar sürebilmektedir. Toprak sürekli oluşmaya devam eder ve yok olmaya da devam eder. Toprak oluşumunu 5 aşamada incelemek yerinde olacaktır:

  1. Aşama

Bu aşama kayaların parçalanmasının gerçekleştiği aşamadır. Rüzgar, yağmur, don, seller, depremler, volkanlar gibi doğal olayların hepsi kayaları küçük parçalara ayırmaya devam eder ve en sonunda parçalanan kayalar topraklara dönüşmeye başlar.

Bu parçalanma sonunda, kum, alüvyon ya da kilden oluşan parçalar kalmış olur. Neticede hayatın bulunmadığı mineralli toprağa benzeyen bir madde oluşmuş olur. Oluşan maddede nitrojen bulunmaz. Soluduğumuz havanın % 78i nitrojen gazından oluşmaktadır. Fakat bitkiler nitrojeni bu şekilde kullanamaz. Bitkilerin beslenebilmesi için nitrojen ve hidrojen birleşerek oluşan amonyum ya da nitrojen ve oksijen birleşerek oluşan nitratlara ihtiyaç vardır.

  1. Aşama

Bu aşama erken toprak dönemidir. Yosunumsu ilk hayat belirtilerinin başladığı aşamadır. Algler ve küfün ortak yaşaması sonucu yosunlar ortaya çıkar. Alg’ler nitrojen gazını bitkilerin kullanabileceği duruma sokarlar.  Ayrıca, güneş ışığını emerek şeker ve oksijen üretirler. Küf ve mantar ise, su ve mineralli besinler ile birlikte alglerin yaşaması için gerekli ortamı hazırlar.

Yosunlar 100lerce, 1000lerce yıl yaşayan uzun ömürlü canlılardır. Yosunlar ürettikleri asitler aracılığıyla kayaları daha da küçük parçalara ayırırlar. Dünyamızın yaklaşık % 8i yosunlardan oluşmaktadır. Bakteri, tek hücreli başka canlılar ve küf birleşerek ortak bir yaşam oluşturur. Ortak yaşamı devam ettirirken nitrojen ve suyu depolayarak yeni bitkilerin oluşmasını sağlarlar.

  1. Aşama

Bu aşamada toprakta büyük bitkiler ve köklü bitkilerin yetişmesi için gerekli boşluklar oluşmaya başlamıştır.

İlk gelişen bitkiler kısa ömürlü olur, fakat bu bitkiler ölünce toprak katmanlarında sonradan gelişecek bitkiler için besin olarak yerlerini alırlar. Humus oluşur ve toprak verimli hale gelir.

  1. Aşama

Büyük bitki, çiçek, ağaç ve sebzeler yetişecek kadar toprak gelişmiş ve toprak oluşumu tamamlanmıştır.

Sağlıklı toprak

Sağlıklı topraklar, sağlıklı bitki, çiçek ve ürün demektir. Bu durumda sağlıklı toprak nedir, gelin tartışalım.

Toprak sağlığı, üretken çiftçiliği ve bitki yetiştiriciliğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Verimli toprak, bitkilere gerekli besinleri sağlar. Su ve havanın filtrelenmesi, köklerin gelişiminin sağlanması ve biyota’nın gelişebilmesi için imkanların sağlanması toprağın sunduğu önemli fiziksel özelliklerdir.

Bitkilerimizi yetiştirirken, toprağın suyu ve gerekli diğer besin maddelerini sünger gibi tutmasını ve köklere gerekli besinleri sağlamasını, bitki ve çiçeklerimize zarar verebilecek canlıları engellemesini, atmosferimizdeki karbon oranını azaltmasını ve nehir, göl, denizlerimizde yer alan suyu temizlemesini bekleriz.

Sağlıklı, yüksek kaliteli toprak yapısında;

  • Yeterli derinlik
  • Aşırı olmayan ama yeterli besin maddeleri
  • Az miktarda bitki patojenleri ve zararlıları
  • İyi bir drenaj yapısı
  • Yüksek miktarda yararlı organizmalar
  • Az miktarda çimen baskısı

bulunurken, bitki ve çiçeğe zarar verebilecek zehirli ve toksik madde  bulunmaz.

Toprak verimliliği, kaliteyi gösteren özelliklerden sadece biridir. Verimli topraklar, çiçek ve bitkilerin gelişmesi için gerekli besinleri ihtiva ederler. Bu besinler, toprağın kimyasal parçalarıdır. Bazı bitkiler nitrojen, fosfor, potasyum gibi makrobesin olarak adlandırılan besinleri yüksek miktarda ihtiva ederler. Manganez gibi diğer besinlere ise bitkiler az miktarda ihtiyaç duyarlar. Yüksek kaliteli bir toprak yapısında, bitki ihtiyaçlarını yüksek oranda sağlayacak kadar besinler bulunurken, bu besinlerin yer altı suyuna karışacak kadar ve bitkiye ve topraktaki yararlı organizmalara  zarar verecek kadar yüksek tutarda olmaması gereklidir.

Toprak çeşitleri

Bahçe, saksı veya başka yerlerde bitki, çiçek, ağaç yetiştirirken ilk bakılması gereken yer toprağın yapısıdır. Toprağın yapısı değiştirilemediğinden, yapısını ve çeşidini iyi anlarsanız, ne tür bitki, çiçek, ağaç yetiştirebileceğinizi daha iyi kestirebilirsiniz.

Kum, alüvyon, kil topraktaki parçaların büyüklüğünü ve toprak çeşidini anlatır. Parçacıkların çeşidine göre toprak çeşitleri kumlu, alüvyonlu ve killi olarak 3 ana başlık altında toplanmaktadır. Kum en büyük, kil en küçük parçacıkları ihtiva eder. Çakıl parçacıkları 2 mm’den büyüktür, kum parçacıkları 0,05-2 mm arasıdır, alüvyon parçacıkları 0,002-0,05 mm, kil parçacıkları ise 0,002 mm’den küçüktür. Bu ebatları daha iyi anlayabilmek için karşılaştırma yapmak gerekirse; kil parçacığı basketbol topu büyüklüğünde ise, alüvyon golf topu, kum ise bir sandalye büyüklüğünde olacaktır.

toprak çeşitleri ve bitkiler

Toprak yapısı parçacıkların büyüklüğüne dayandırılmakla birlikte, parçacıkların şekilleri, toprak kalitesini belirler. Kum parçacıkları genelde yuvarlak, alüvyon ve kil genelde ince ve düzdür. Yuvarlak ve büyük parçacıklardan oluşan bir toprakta bitkilerin ihtiyacı olan su ve havanın bulunacağı daha büyük alan kalır. Büyük alanlı boşluklar kök ve bitkinin daha iyi hava alması demektir. Öte yandan, kumlu toprakta, hava boşlukları, suyun yerçekimine karşı koyamayacağı kadar büyük olması nedeniyle, su çok fazla kalamaz ve toprak kısa sürede kurur.

Çiçek ve bitkilerimi yetiştireceğim toprağın yapısı nasıl?

Toprağı ellediğinizde kumlu, yapışmış veya unlu gibi geldiğini hissedebilrsiniz. Alüvyon toprak, kuru olduğunda un gibi, ıslak olduğunda yapışmış gibidir. Kil her zaman yapışmış gibidir. Avucunuza bir tutam toprak alın ve biraz su dökerek top şekline getirin. Toprak yapısı kumlu ise ovduğunda ayrılacak, alüvyon topu yuvarlamak istediğinizde parçalanacak, kil top ise dağılmadan yuvarlanabilecektir.

Kumlu, alüvyonlu ve killi toprak arasındaki farklar

Killi toprak ile daha önce tanışmış veya uğraşmış olabilirsiniz. Killi toprak, çalışılması en zor toprak çeşidi olduğundan ağır bir toprak çeşididir. Killi toprak yavaş kurur ve kuruma sonrası üzerinde yağmurun geçemeyeceği kadar sert bir tabaka kalır.  Killi toprak çok küçük parçacıklardan oluşur. Aynı zamanda, killi toprak yapısında baklava yapısına benzeyen ince katmanlar vardır. Killi toprağı baklava ya da bir deste kağıt gibi, ince tabakalardan oluşan katmanlara sahip bir yapı olarak düşünebilirsiniz. Killi toprak bu ince tabakalar arasında besinleri, hava ve suyu iyi muhafaza eder. Kilin içerisindeki her bir farklı tabaka arasında “park alanı” olarak adlandırılan ve bitkiye besin sağlayan boşluklar vardır. Gerçekte ise, bu “park alanları” negatif yüklüdür. Bitki besinleri ise katyon olarak adlandırılmakta, bir başka deyişle pozitif yüklüdürler. Dolayısıyla bitki besinleri, “park alanları”na doğru, farklı kutuplu manyetik alanların birbirine çekmesi gibi çekilirler. İnce kil tabakaları, büyük parçacıklı alüvyon ve kum tabakalarından daha büyük yüzeye sahiptir.

Toprak su tutma kapasitesi önemlidir

Toprak su tutma kapasitesi önemlidir

Kum gevşek ve tane tanedir. Her bir tanecik kolayca görülür ve hissedilir. Kumu avucunuza alır ve sıkarsanız, dağılıp düşecektir. Islak şekilde kili sıkarsanız ise, şekli değişecek ve sıkılaşacaktır.

Toprak dokusu

Toprağın çeşidini değiştiremeyiz ve yapıldığı madde aynıdır. Öte yandan, yapısını etkileyebiliriz. İşlediğimizde, çapaladığımızda, organik madde, gübre ilave ettiğimizde toprağın özelliğini etkileriz.

Toprak dokusu, kil, alüvyon ve kumun farklı oranlarda karıştırılmasından oluşmaktadır. Toprak özelliği ise, parçacıkların şekli ve geometrik yapısıyla ilgilidir. İyi özellikli bir toprak parçacıkları arasında geniş boşluklar vardır. Bereketli bir toprağın % 40-60 oranında su ve hava ile doldurulacak boşluklar ihtiva etmesi gerektiğine inanılmaktadır.

Toprak yapısı ve dokusu arasındaki farkı anlamak için, toprağı çimento ve tuğlalardan oluşan bir binaya benzetmek uygun olacaktır. Tuğlalar, kil, kum veya alüvyondan oluşabilecekken, tuğlaların yerleştirilmesi ile boşluklar belirlenir ve binanın yapısı ortaya çıkar. Tuğlalar aracılığı ile binada ne kadar büyük oda, ne kadar küçük oda ve holler bulunabileceğini tayin edebilirsiniz. Bir deprem binayı yıkarsa, tüm toprak yapısı farklılaşacak, fakat tuğlaların yapıldığı maddeler yani dokusu aynı kalacaktır. Benzetmeye devam edecek olursak, depremden önce binamızda bulunan büyük oda, salon gibi alanlar bizim için daha iyi yaşama alanı sunarken depremden sonra bu özelliğini yitirmiştir. Toprakta da aynı şekilde büyük boşluklar organizmalar, hava, su vb. için bitkilerimiz için gerekli yaşama alanlarını sağlar. İyi dokuya sahip topraklar granüler toprak olarak adlandırılır. Bu topraklar gevşektir ve boşluklar ihtiva eder. Bu tip topraklar genelde yüksek oranda organik madde ihtiva ederler.

Toprağın dokusu, toprağın yönetme biçimiyle değiştirilebilir. Genelde üst yüzeyler değiştirilebilecekken, alt yüzeylerin dokusunu değiştirmekle çok uğraşılmaz. Öte yandan, kök penetrasyonu ve suyun akıtılması için gerekli olduğundan alt tabakaların da göz önünde bulundurulması gereklidir.

Toprak kümeleri

Bakteri ve bitki köklerini salgıladığı maddeler, toprağı yapıştırıcı özelliktedir. Mantar ve kökteki kılcal yüzeyler, toprak parçacılarını sararak top haline getirirler. Bu toplanmış toprak parçacıklarına toprak kümesi denmektedir. Su dayanıklı kümeler, toprak küme örneklerinden biridir. Su dayanıklı kümenin ne kadar suya dayanıklı olduğu veya ağır yağmurlar altında nasıl davrandığı kalitesini tayin eder.

Suya dayanıklı kümlerin toprağınızdaki sayısı, toprağın ağır sağanak yağışları veya büyük kuraklıklarda dokusal özelliklerini ne kadar koruyacağını belirler. Düşü küme özellikli topraklar genelde ürün gelişimi için sınırlayıcı olur.

Su tutma kapasitesi

Çiçek ve bitkiler insanlar gibidir. Yaşamak için, ekmek, su ve oksijene ihtiyaç duyarlar. Yüksek kaliteli toprakların yüksek su depolama özelliğine sahip olması beklenir. Böylelikle, suya ihtiyacı olduğunda depodan suyun karşılanması mümkün hale gelecektir. Bir toprağın su tutma kapasitesi, yağmur yağışından sonra üzerindeki su birikintilerinin dağılması ve toprağın nemli gelmesinden tamamıyla kurumasına kadar geçen zaman aralığıdır.

Killi ve kumlu toprakların su tutma kapasiteleri farklıdır ve kumlu toprak yağışlar sonrasında killi toprak kadar su tutamaz.

Su tutma kapasitesini nasıl artırabilirim?

Toprağa kompost veya yaprak şeklinde kuru bitkilerden oluşan  organik maddeler eklenmesi, su tutma kapasitesini artıracaktır. Uzun vadede ise, çimleme yapılması ve ardından sürme işlemi yapılması ve bu işlemlerin rotasyon şeklinde sürekli olarak tekrarlanması halinde su tutma kapasitesini artırmak mümkün hale gelir.

Organik madde

Toprak organik maddesi bitki ve hayvan atıkları, canlı veya ölü toprak mikroorganizmaları ve bu organizmalar tarafından üretilen atıklar gibi farklı parçalardan oluşmaktadır. Organik madde toprağın kimyasal, biyolojik ve fiziksel özelliklerini çiçek ve bitki yetiştirme ortamını olumlu etkileyerek değiştirmektedir.

Organik madde neden önemli?

Toprağın çok küçük oranlı bir bölümünün (%1-6) tüm toprak üzerinde ezici şekilde etkisi vardır. Bu küçük oranlı bölüm 3 parçadan oluşur: Yaşayan organizmalar, taze artıklar ve iyi sıkıştırılmış artıklar. Bu parçaların tümünün toprağın hayati fonksiyonları üzerinde etkisi bulunur.

Bakteri, mantar, küf, toprak solucanı, küçük böcekler ve diğer organizmalar toprağın yaşayan yüzüdür. Genelde toprağın ölü madde olduğu sanısının tersine, gerçekte toprağın % 15’lik bölümü yaşayan organizmalardan oluşmaktadır.

Taze ölü artıklar ise toprağın 2. parçasıdır. Bu ölü artıklar aktif, kolayca parçalanabilen ve yaşayan organizmalarca besin olarak kullanılan maddelerdir. Taze artıklar toprağa eklendiğinde birkaç aydan yıla kadar uzanan süreçte, artıkların büyük bölümü karbondioksit, su ve minerale döner. Bu süreç toprak mikropları, mineral besinleri, mikrop ve bitkilerin ikisi için de yaşamsal faaliyetlerde kullanılmak üzere enerji sağlar. Nasıl makarna yemek insanlar için gerekli karbonhidrat ve enerjiyi sağlıyorsa, dökülen yaprak, bitki kökleri vb. de bakteri, küf vb. gibi organizmalar için gerekli enerjiyi sağlar.

Bazı organik maddeler ise, toprakta uzun süre hatta yüzyıllar boyunca (genelde kil parçacıklarına yapışarak) kalabilir. Bu inatçı madde humus olarak adlandırılır ve humusun bir parçacığının ömrü ortalama 1000 yıldır. Tarım topraklarında humusun oranı genelde % 70 civarındadır. Tüm artıklar gibi humus da ,toprağın besleyiciliği, su tutma kapasitesi, toprak dokusu ve genel verimliliğini artırmak da etkili bir maddedir. Organik madde yönetimi, bitki yetiştiriciliğinin önemli bir parçası olmakla birlikte, bilgi düzeyimiz konuyla ilgili oldukça kısıtlıdır. Toprak verimliliğinin organik maddeler arttıkça yükseldiğini, azaldıkça düştüğünü biliyoruz ve bu bilgi çiçek ve bilgi bakımı için yeterlidir.

Toprak biyotası

Toprak yaşayan bir canlıdır. Bir çay kaşığı toprakta, yüz milyondan 1 milyar adede kadar bakteri bulunabilir. Bakteri, küf, toprak solucanı vb. gibi maddeler çiçek ve bitkilerimizin yetişmesi için hayati öneme sahiptir.

Örneğin topraktaki küçük böcekler, dökülmüş yaprak ve diğer organik maddeleri çok küçük maddelere ayırarak, bakteri ve küfler tarafından besin maddesi olarak kullanılmalarına olanak sağlarlar. Bakteri ve küfler ise beslenme ardından bıraktıkları atıklar ile toprağın kümelenmiş halde bir arada olmasını sağlayan yapışkan bir madde salgılarlar. Bakteri ve küflerin ise mikroskobik boyuttaki solucanlarca yenmesi ardından, solucanlar bitkiler için hayat öneme sahip nitrojenin yapı taşlarından olan amonyak üretirler.

Organik maddenin toprağa eklenmesi tüm toprak organizmaları için hayati öneme sahiptir. Yapraklar, ağaç kabukları, kompost ve diğer organik maddelerin toprağa eklenmesi ile tüm organizmalara besin verilmiş olur. Hangi tipte organik madde eklendiğine göre toprakta hangi tipte canlıların yaşayacağına da karar vermiş oluruz.

Türkiye’deki Toprak Çeşitleri

Kestane Renkli Bozkır Toprakları: Toprak türlerinin Türkiye’de yayılışı açısından en fazla görülen toprak tipidir. Çünkü karasal iklim görülen yerlerde görülür. Türkiye’nin de birçok bölgesi karasal iklim etkisi altında olduğundan bu toprak çeşidi en sık görülenlerdendir.

Terra-Rossa Topraklar: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde karşımıza çıkabilecek olan bu toprağa kırmızı toprak denmektedir. Bunun sebebi renginin kırmızıya benzemesidir. Toprak rengindeki kırmızılığı içinde bulunan demir oksitten almaktadır.

Podzol Topraklar: Nemli ortamlarda ancak soğuk havalı bölgelerde görülen toprak çeşididir. Çoğunlukla Batı Karadeniz bölgesinde görülür.

Çernezyom: Erzurum-Kars gibi Doğu Anadolu illerinde görülen çernozyom aslında içinde barındırdığı humus oranı sebebiyle verimli bir topraktır fakat Doğu Anadolu’nun hava şartları nedeniyle tarıma elverişli değildir. Çernozyom halk arasında kara toprak olarak bilinir.

Alüvyal Topraklar: Bu topraklar suyun kuvvetinin taşıma ve biriktirme etkisi ile oluşmuş topraklardır. Alüvyal toprak genelde akarsuyun denize döküldüğü noktalarda delta ovası şeklini alarak yerleşir. Tarım alanları olarak kullanılması için çok elverişlidir.

Laterit Topraklar: Genel olarak Doğu Karadeniz kıyılarında görülen bu toprak çeşidi tarım açısından verimsiz bir topraktır.

Kahverengi Orman Toprakları: Coğrafi şartlara göre belirlenmiş orman kuşağında yer alan bölgelerde görülen kahverengi topraklar oldukça verimlidir.

Diğer Toprak Çeşitleri: Halomorfik toprakların tuz oranları oldukça fazladır. Tuz Gölü ve Konya civarında görülür. Kalsimorfik topraklarda kireç miktarı olması gerekenden fazladır. Tuz Gölü ve Van Gölü çevresindeki topraklar buna örnek verilebilir. Hidromorfik topraklar isminden de anlaşılacağı gibi su miktarı fazla olan topraklardır. Bataklık olan bölgelerde sıkça rastlanır. Trakya civarında görülen taşlı ve kireçli topraklara ise vertisol-rentzina adı verilir.

2 yorum “Toprak nedir, nasıl oluşur ve toprak çeşitleri

  1. we like to honor lots of other inrentet web sites on the web, even when they aren’t linked to us, by linking to them. Below are some webpages really worth checking out

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>