Yumrulu Begonya (Tubeous Begonia)

Yumuru begonyaların, yaklaşık 1000 çeşit begonya arasından en cezbedici çeşitlerden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Korunaklı yerlerde yetiştirildiklerinde yumurulu begonyalar yaz aylarından kış aylarına kadar 20 cm uzunlupa kadar çiçek açabilir ve tüm yıl boyunca rengarenk görüntü oluşturulmasına yardım edebilirler. Öte yandan, belki de en önemli özellikleri güneş almayan yerde, tüm gün karanlığa yakın gölgeli ortamlarda dahi yetiştirilebilmeleridir.

Yaprakları açık yeşil, hafif parçalı ve dişli, üst yüzü tüylüdür. Çiçekleri iri, yalınkat, yarı veya tam katmerli; çeşitli formlardadır. Beyazdan sarı, kırmızı ve pembeye kadar çeşitli renkleri olan bitkilerdir.

Çiçek yetiştiricileri pek çok yumrulu begonya çeşidi üretmeyi başarmışlardır. Söz konusu çeşitler açtıkları çiçeğin şekline göre ayırtedilebilir. Renkleri saf beyazdan, koyu kırmızıya kadar geniş bir spektrumda farklılaşabilir. Hatta, aynı dalda tamamıyla zır renklerin görülebileceği yumrulu begonya çeşitleri bile üretilmiştir. Tabiki, ne çeşit yetiştirileceği tamamıyla kişisel zevk meselesidir.

Üretilmesi

Tohumla Üretme: Nisan – Mayıs ayında tohumlar içerisine harç konmuş tahta kasalara ekilir. Bu kasalar ılık yerlerde saklanır. Çıkan genç yavru yumrulara iyi bakılırsa sonbaharda topraktan çıkarılarak Mart ayına kadar muhafaza edilir. Mart ayında bu küçük yumrular küçük saksılara dikilir.

Kırmızı yumru begonya

Kırmızı yumru begonya

Çelikle Üretme: İlkbaharda ana yumrular seralarda yastıklara dikilir. Sık sık sulanır. 3 – 4 hafta sonra sürgünler meydana gelir. Sürgünlerin boyu 10 cm. olunca yumru ile birleştiği yerde sürgün dikkatlice kesilir. Alınan bu çelikler fincan saksılara dikilir. Sıcak seralarda köklendirilir.

 Yetiştirilmesi ve Bakımı

Yumurulu begonyalar aslolarak And Dağlarından geldikleri için yüksek rakımlı ortamlara çok rahat uyum gösterirler. Bu sebeple, yüksek rakım ortamlarının iklim koşulları olan, yüksek nem ve soğuk gece şartlarını sağlayan ortamlarda güzel yetişirler. Yumrulu begonya çok sıcak ve ilgi gösterilmeyen ortamlarda güzel yetişmezler. Güneş ışığı alan ortamlarda gölge sağlanması gerekirken, yetiştirilmesi için biraz da olsa güneş ışığına ihtyiaç duyarlar. Sabah güneşi veya perdeler aracılığıyla güneşin süzülerek sağlanması yumrulu begonyaların istediği ışık ortamını sağlamk için yeterli olacaktır.

Bir yumurulu begonyanın yetiştirilmesi en az 3 ay alacaktır. Bu sebeple, soğuk ayların başlamasından en az 1 ay önce kapalı ortamlara taşınmaları uygun olacaktır. Begonyaların 3 cm kadar uzaklıkra, nemli toprağa sahip saksılarda 17-22 derece oda sıcaklığında bulundurulmaları iyi olacaktır. Gelişimlerini teşvik etmek için sık sulama yapmadan ve toprağın tamamıyla kurumasına da müsaade edilmeden sulama yapılmalıdır. Nemli bir ortam en iyisidir, kısacası.

3-5 cm uzunluğa ulaştıklarında, begonyaların 15 cm genişliğindeki daha büyük saksılara taşınması uygun olacaktır. Hafif, nemli ve 4-5 cm kalınlığından fazla olmayab toprak kullanılması yeterlidir. Daha az ama daha güçlü çiçekler açmasının sağlanması için taze dalcıklardan bir kaç tanesi dışındakilerin budanması, kalanların uzamasının sağlanması gerekmektedir. Daha yoğun bir çiçek görüntüsü elde etmek için ise tüm dalcıkların gelişmesine müsaade edilmeli ve budama yapılmamalıdır.

Soğuk havalar geçince ise, kapalı ortamdaki saksılar alınarak, dışarıya çıkartılarak gölge bir ortama yerleştirilmelidir. Rüzgar almayan bir ortam uygun olacaktır. Erken sabah güneşi ve geç akşam güneşi alan bir ortama yerleştirilmeleri uygun olacaktır. Düzeli olarak gübre verilmelidir. Sık sık sulama yapılmalı, fakat aşırı sulama yapılarak da köklerin çürümesine müsaade edilmemelidir.

Yumrulu begonya soğuğa karşı duyarlıdır ve donlanmanın olmadığı ortamlarda yetiştirilmelidirler. USDA zorluk derecesine göre 9 ve 10 zorluk dereceleri uygun olacaktır.

Yumru Begonya Zararlıları ve Hastalıkları

Yumru Begonyalarda genel olarak görülen hastalıklar şöyledir; Yumru begonya yaprak lekesi, solgunluk, siyah kök çürüklüğü ve küllemedir.

Yaprak Lekesi

Genellikle yaşlı yapraklarda görülür. Yaprağın alt kısmında ortaya çıkar. Camsı görünüşlü küçük lekelerdir. Daha çok ana damarlara yakın kısımlarda yoğunlaşır. Bazen de yaprak sapında ve gövdede görülebilir. Hastalık tohumla ve toprakla ertesi yıla geçer. Fazla nem ve az ışık hastalığın ilerlemesine neden olur.

Solgunluk

Bitkide ksilem (odun) borularını tıkayarak, işlevini bozmak suretiyle sürekli solgunluğa neden olur. Bitkinin aşağıdan yukarıya su iletimi dengesi bozulur. Solgunluk önce yaşlı yapraklarda başlar ve daha sonra bitkinin tamamına yayılır. Mücadelesinde; Bitkinin istediği optimum sıcaklıklarda bulundurulmalıdır.

 Siyah Kök Çürüklüğü

Bitki gelişmesinde gerileme, yaşlı yapraklardan başlayan kloroz ve çoğunlukla solgunluk belirtileri görülür. Köklerde çürümeler olur. Kabuk tabakası genellikle açık kahverengi, bazı hallerde siyah renk alır. Mücadelesinde; Saksı toprağı çok nemli bırakılmamalıdır.

 Külleme

Bitkinin yaprak, yaprak sapı, çiçek, çiçek sapı ve gövdesinde görülür. Genellikle yaprakların üst yüzü pudra veya un serpilmiş gibi tozla kaplanır. Bu tozun rengi kurşuni kahverengiden beyaza kadar değişir. Yaprak, parlaklığını ve yumuşaklığını yitirir. Hasta bitkilerde büyüme ve çiçeklenme olmaz. Sıcak ve kurak koşullarda bu hastalığın etkisi daha çabuk görülür. Mücadelesinde;  Sağlıklı bitkilerden çelik alınmalı, Uzun süre devam eden durgun, sıcak ve nemli koşullara engel olunmalı, Bitkilere gereğinden fazla su verilmemeli ve özellikle üstten sulama yapılmamalı, hasta olan kısımlar ayıklanmalıdır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>