Uzun ömürlü ve kırmızı renkli Atatürk çiçeği

Atatürk çiçeğinin kırmızı çiçekler açması için bazı şartların yerine getirilmesi gereklidir. Kırmızı çiçekler için gerekli şartlar, karşılaşılabilecek sorunlar ve sadece bir kere değil devam eden yıllarda da kırmızı çiçekler için gerekli şartlara göz atmadan önce Atatürk çiçeği’nin  kökeninden  bahsetmek çiçeği tanımak için daha uygun olacaktır.

Atatürk çiçeğinin kökeni nedir?

Bu çiçek çeşidinin tam anlamıyla anlaşılabilmesi için, asıl kökeninin neresi olduğunun iyi anlaşılması gerekir. Atatürk çiçeği asıl köken olarak Orta Amerika, güney Meksika’ya yakın yerlerden gelmektedir. Amerika’ya gelmesi ise Joel Roberts Poinsett adlı Amerikalı tarafından 1928 yılında sağlanmıştır. Poinsett aslen Amerika’nın o tarihteki Meksika konsolosuydu ve botanik bilimine ilgi duyuyordu. Bu çiçeğin alev gibi kırmızı rengi onu o kadar büyülemiştir ki Amerika’daki evine bu çiçekten çoğaltılması için göndermiştir. Amerika’da tutulmasının ardından orijinal adı Poinsetta olan bu çiçek Avrupa’ya ve Türkiye’ye de gelmiştir.  Ülkemizde Atatürk çiçeği denmesinin sebebini ise diğer Atatürk çiçeği konulu yazılarımızda açıklamıştır.

Atatürk çiçeğine kırmızılığını veren nedir?

Pek çok insan Atatürk çiçeğine kırmızı rengin nasıl verildiğini merak eder. Esasında bu çiçeğe kırmızı rengi fotoperiodizm adlı proses vasıtasıyla çiçeğin yaprakları sağlamaktadır.  Işık seviyelerindeki değişime bağlı olarak bu çiçeğin yaprakları yeşil’den kırmızı (veya beyaz ve diğer renklere)  rengine dönüşmektedir.

Çiçeğin cafcaflı rengi sıklıkla karıştırılmaktadır.

Pek çok insan, Atatürk çiçeğinin yapraklarını renklerinden dolayı çiçek sanmaktadır. Aslında küçük sarı çiçekler, yaprakların dalları arasında merkez olarak adlandırılabilecek konumda bulunur.

Atatürk çiçeği nasıl kırmızıya dönüştürülür?

Çiçeği kırmızıya dönüştürmek için tek yapılması gereken ışık kaynaklarını kesmektir. Işık kesildikten sonra tam karanlık sağlanırsa, yaprakların rengi dönüşmeye başlayacaktır. Öte yandan, gece tam karanlık sağlanırken, çiçeğin enerji açığına maruz kalmasını engellemek için gündüz tam olarak güçlü ışığa maruz bırakılması gerekecektir.

Gece ise, Atatürk çiçeğinin en az 12 saat boyunca ışık almaması ve tam karanlıkta kalması gerekir. Bunun için en inziva köşelerde veya bir kutu içerisinde ışık girmesi engellenecek şekilde bırakılması uygun olacaktır.

Atatürk çiçeğinin tekrar çiçek açmasının sağlanması

Bu çiçeğin tekrar çiçek açması için hayat döngüsüne dikkat etmek gerekir. Bu kapsamda, yılbaşı ardından çiçekler açtıktan sonra, çiçek açması sona erecektir. Bu aşamada, aşırı sulama azaltılmalı, böylelikle çiçeğin dinlenmesi sağlanmalıdır. Çiçeğin dormant olarak kalacağı bu süre içerisinde, ilkbahar aylarına kadar dinlenmesi sağlanmalıdır.

Ardından, Mart veya Nisan aylarında tekrar düzenli sulamaya geçilmeli ve gübreleme işlemine tekrar başlanmalıdır. Yaklaşık 12 cm yükseklikten budanarak daha fazla dal üretmesi sağlanmalıdır. Atatürk çiçeği güneşli yaz aylarında kapalı ortam dışına açık yerlere çıkartılabilir.  İstenirse, Ağustos ortasına kadar küçük budamalar yapılarak daha fazla gürleşmesi sağlanabilir.

Sonbahar geldiğinde, gündüz süresi kısaldığında, gübre miktarı azaltılmalı ve dışardaki çiçek kapalı ortamlara taşınmalıdır. , Eylül ve Ekim aylarında sulama gene sınırlandırılmalı ve parlak gündüz ışığı verilerek, hava sıcaklığının 16-21 derece aralığında olması sağlanmalıdır.  Akşamları ise hava sıcaklığının 15 derece civarında olması sağlanmalı ve tam gece karanlığında kalması sağlanmalıdır. Çiçek renkleri kırmızıya döndükten sonra karalık miktarı azaltılmalı ve su miktarı artırılmalıdır.

 

Hastalık ve Zararlıları

Önemli hastalıkları Kloroz, Yaprak dökülmesi, Yaş Çürüklük, Kök Kanseri, Kök Çürüklüğü ve Kurşuni küf; zararlıları ise Kırmızı örümcekler, Beyaz sinek, Kabuklu ve Unlu Bitler’dir. Kloroz, yaprakların açık yeşilden sarıya değin değişen bir renk alması, kısaca “sararma” dır. Genel olarak bitkinin sürgün uçlarından geriye doğru ilerler. Yaprak damarları arasında oluşur. Kloroz, özellikle kışın saksı toprağının gereğinden fazla nemli tutulması, saksı toprağının çok kuru kalması ve çok fazla kil içermesi, saksı değiştirmede geç kalınmış olması dolayısıyla bitki köklerinin keçeleşmesiyle beraber, azot, magnezyum, demir, mangan gibi besin maddelerinin noksanlıkları sebebiyle oluşur. İç mekan süs bitkilerinde yaprakların nekroz oluşmadan önce yaprak dökülmelere yol açan nedenler şunlardır; Kışın saksı toprağının çok nemli tutulması, çiçekli halde iken bitkiye çok su verilmesi, saksı toprağının çok kuru bırakılması, yeterli havalanmaya olanak vermeyen sıkışmış saksı toprağı, saksı değiştirme sırasında bitkinin çok fazla budanması, bitkinin hava akımına bırakılması, kışın bitkilerin düşük sıcaklıklara maruz bırakılması.

Yaş Çürüklüğü (Botrytis cinerea)

Bitkinin fazla sulanması ve fazla nem altında kalmasından dolayı meydana gelen hastalıktır. Bitkinin fazla su alması bitkinin köklerinin ve kendisinin çürümesine neden olur. Siyah kök çürüklüğü, bu hastalıktan etkilenen bitkilerde gerilmeler, yaşlı yapraklardan başlayan kloroz ve çoğunlukla solgunluk belirtileri görülür. Köklerde çürümeler olur. Korteks (kabuk tabakası) genellikle açık kahverengi, bazı hallerde siyah renk alır. Hastalık etmeni olan fungus toprakta uzun süre yaşama yeteneğinde olan çok sayıda klamidosporlar oluşturur. Mücadelesi, saksı toprağının patogen ile bulaşık olmamasına dikkat edilmeli ve saksı toprağının çok nemli bırakılmamalıdır.

Kurşuni küf

Yaprak, gövde ve çiçeklerde etkilidir. Fazla nemli ortamlarda bu bitki kısımlarının üstlerini gri küf tabakası kaplar. Bulaşmalar çiçeklerde küçük koyu renkli lekeler halinde görülür. Uzun süre devam eden %85’in üzerindeki orantılı nem ve özellikle 15-25 C sıcaklıklarda hastalığın yayılması için en uygun ortamdır. Mücadelesi ve alınacak önlemler için; Yayılma koşulları olan sıcaklık ve nem oranlarını uygun düzeyde tutmak, Hastalık parazit olduğu için bitkiyi yaralayan ve zarar veren her türlü faktörden kaçınılmalı, Captan 50 , su ile karışabilen toz halindeki ilaç yani formülasyonu w.p. olarak, 10lt ‘ye 1lt suya doz uygulanarak 15 gr uygulanmaktadır. Dichlofluanid 50, w.p. 10/1 dozda 20g preparat uygulanır. Vinclozolin 50, w.p. 10/1 dozda 7.5g preparat uygulanır.

Kırmızı Örümcekler

Akar adı ile tanınırlar. Çıplak gözle zor fark edilirler. Vücutları oval yumuşak ve yapılı, üzerlerinde seyrek uzun kıllar bulunur. Akarlar, bitkilerin yapraklarının özellikle alt kısmını sokup bitki öz suyunu emerler. Ayrıca emme sırasında salgıladıkları zehirli maddelerden dolayı yapraklarda beyaz, sarı ve kahverengimsi lekeler oluşur. Bitkinin yapraklarının tümünü kurutabilir. Mücadelesi, akarları öldüren Propargite 73 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 8-10 cc’lik 10/1 suya preparat veya Dicofol 20 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 15 cc’lik 10/1 suya preparat hazırlanarak uygun bir pülverizatör ile bitkiye püskürtülmelidir. İlaçlama sırasında özellikle yaprakların alt kısmına ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.

Beyaz Sineği

Kanatlıdır ve vücudu beyaz mumsu bir toz tabakasıyla örtülü olduğundan beyaz renkte görünür. Ergin oluncaya kadar hareketsiz kalır. Larva döneminde hortumu ile bitkiyi sokması sonucu bitki yaprakları sararır ve kurur. Bitki, tatlı, yapışkan bir sıvı ile kaplanır. Mücadelesi, şu ilaçlarla su ile karıştırılarak uygun bir pülverizatörle bitkiye püskürtülmelidir. Primiphos-methyl 50 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 20 cc’lik 10/1 suya preparat veya Formothion 33 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 15 cc’lik 10/1 suya preparat olarak kullanılabilir.

Kabuklu ve Unlu Bitler Kabuklu bitler

Koşnil adı da verilmektedir. Vücutları çıplak ya da mumsu bir tabaka ile kaplı olabilmektedir. Oldukça kalın kabuklu veya örtülü olabilir.Renkleri sarımsı, kahverengi, beyaz, gri, donuk kırmızı ve siyah olabilir. İnce uzun hortumuyla bitkinin yaprak ve saplarını sokarak bitki öz suyunu emerek beslenir. Salgıladıkları tatlı madde sayesinde fumajin mantarlarının çoğalmasına neden olur. Yapraklar sararır, kurur ve dökülür. Mücadelesi, Azinphos-methyl 25, W.P.(Su ile karışabilen toz halinde), 10/1 doz 20 g preparat Methidathion 40, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 7.5 cc preparat, Chlorprifos-ethyl 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat, Ethion 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 15 cc preparat, şeklinde etkili olan ilaçların uygulaması yapılmalıdır.

Unlu bitler

Kabuklu bitlerle akraba olmalarına rağmen süs bitkilerindeki önemleri dolayısıyla farklılık göstermektedir. Sarımsı renkte olan vücudun üzeri una benzer mumlu maddelerden oluşmuş bir örtü tabakasıyla kaplı olduğundan beyaz renkte görünür. Kabuklu bitlerle bitkilerde benzer zararlar göstermeleriyle birlikte ilaçlarla mücadelesi şu şekilde yapılmaktadır; Azinphos-methyl 35, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat, Dichlorvos 50, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat, Diazinon 20, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat, Malathion 50, , E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat seklinde hazırlanıp bitkiye verilir.

 

Atatürk çiçeği nasıl uzun süreli olarak yetiştirilir?

Atatürk çiçeği genel olarak özel günler için evlerde bulundurulur ve ömrü kısadır diye düşünülür. Sadece evlerimiz değil, restoranlar, dükkanlar, vb. yerlerde görülebilecek bu çiçekler sadece özel günlerde ortamı şenlendirme amaçlı bulundurulur. Peki özel gün geçtikten sonra Atatürk çiçeği ne olur?

Cevabı çok basit: Önemli bölümü kurur, diğer bölümü ise alan kişi tarafından maalesef çöğe atılır. Bu kötü kaderden çok az Atatürk çiçeği kurtulur.

Aslında Atatürk çiçeğinin özel günlerden sonra, diğer mevsim ve yıllarda da yaşatılması o kadar da zor değildir. Sadece birkaç hususa dikkat etmek gerekir. Aşağıda aylar itibariyle yapılması gerekenler yer alıyor, umarım yararlı olur..

Ocak-Şubat-Mart

Bu aylarda çiçeğin sulamasına devam edilmesi gerekir. Diğer çiçeklerde olduğu gibi bu çiçek de suya ihtiyaç duyar ve normal çiçek bakımında dikkat edilen sulama olayına bu çiçek için de dikkat edilmelidir.

Nisan

Bu ayda çiçeğin dinlendirilmeye başlanması ve sulamanın azaltılması uygundur. Havalar ısınmaya başladığından çiçeğin daha serin bir ortama taşınması uygun olacaktır. Toprak tamamıyla kurumadan sulama yapılmaması gerekir. Çok az sulama yapılmalı ve çiçeğin su içerisinde bulunmamasına kesinlikle dikkat edilmesi gerekir.

Mayıs

Çiçeğin daha serin yere taşınmasından yaklaşık bir ay sonra (Mayıs ortası civarında) çiçeğin dallarının yaklaşık 10 cm uzunluğu kadar kısaltılması gerekir. Çiçeğin daha gür dallanması için bu adım gereklidir. Artık tekrar sulama rutinine başlanabilir ve serin yerde bulunan çiçek tekrar güneşli ve sıcak bir ortama taşınabilir. Yılın gübre açısından en iyi zamanı da bu aydır. Ay içeriisnde birkaç kere gübreleme yapılması gerekir.

Haziran

Çiçeğinizi artık dışarıda daha sıcak alanlara taşıyabilirsiniz. Fakat gölge bir alan tercih edilmeli ve direk güneş ışığı alması engellenmelidir.Düzenli sulamaya devam edilmeli ve arada gübreleme yapılmaya devam edilmelidir.

Temmuz

Parmak büyüklüğünde budama işlemi yapılmalıdır. Budama yapılmazsa çiçek dalları dağınık şekilde ve düzensiz olacaktır.

Ağustos-Eylül

Ağustos ortasında her dal uzamış olacaktır. Tekrar birkaç yaprak kalacak şekilde budama yapın. Çiçeğinizi tekrar kapalı ortama taşıyarak bulunduğu ortam hava sıcaklığının çok değişiklik göstermeyecek şekilde kalmasına dikkat edin. Sulama ve gübrelemeye devam edin.

Ekim

Çiçeğin tekrar çiçek açması için gün içerisinde 12 saatten daha az güneş ışığı alıyor olmasına dikkat etmelisiniz. 1 Ekim’den 30 Kasıma kadar çiçeğin tamamıyla karanlık ortamda kaldığına dikkat etmelisiniz. Bu bölgede hiçbir şekilde ışığa maruz kalmamalıdır, yoksa tekrar çiçek açması ertelenecektir. Gün içerisinde ise doğrudan güneş ışığı almaya devam edebilir.

Kasım

Kasım ayının son haftasından itibaren çiçeği pencere tarafında sürekli olarak bulundurabilir ve tekrar açan çiçeklerin keyfini sürebilirsiniz.

Aralık

Aralık ortasından itibaren gübrelemeye ara verilmeli, fakat sulamaya devam edilmelidir.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>